Bedir - Dursun Ali Erzincanlı

34.988 Görüntüleme Dursun Ali Erzincanlı 0 Yorum

Hazırlanın uzunca bir yolculuk var şimdi.

Asr-ı saadete Cezîretül araba gidiyoruz.

Bismillah diyin

Bedir’e öyle girin

Gökte melekler, yerde siz

Ve bekleyin sessiz...

Gelince

İyi bakın onlara;

Hem kendi zamanlarının

Hem tüm zamanların en cesur yiğitleridir onlar

Gökte yıldız; yerde arslandır onlar

Yüz yirmi beş bin beden

Ama bir tek ruh,

Muhammedî ruhtur onlar

Aslanlar çıkmıştır Medine’den

Şimdi yoldadır Bedrin Arslanları

İşte bakın şu Hz.Umeyr

Aslan yavrusu.

Yaşı küçük diye geri çevirecek rasulullah

Ama öyle ağlıyor ki umeyr izin veriyor nebi

Ey sad bin ebi vakkas!

Sen bağla kardeşin Umeyr’in kılıcını

Boyu kısa bağlayamıyor.

Hz.Hamza’nın belinde iki kılıç duruyor.

Attığı her adım bir kalbi durduruyor.

Ey Hamza

Gördüğün hiçbir şeyden korkmazsın bu doğru

Ama heybetini gizli tut

Yürüyüşün ölümü korkutuyor.

Dinleyin Âlemlerin sultânını

O konuşunca rüzgar bile susuyor;

“Ey ashap! Hazır mısınız?”

Sad bin muaz ayakta:

“Ya Rasulallah!” diyor

“Seni hak dinle gönderen Allah’a andolsun ki,

Sen bize şu denizi gösterip dalarsan,

Biz de seninle birlikte dalarız.

Allah’ın bereketiyle yürüt bizi!”

Tebessüm buyuruyor Habîb-i Zîşan!

O, gülünce suya kanıyor susamışlar.

Güller açıyor yüreklerde.

Kederler unutuluyor.

O gülünce, cennetler yaratılıyor.

Gülüyor nebi ve yürüyorlar!

Mekke’de çekilen acılar dinmiş

Yürüyorlar!

Sanki yıldızlar yere inmiş.

Önlerinde Kâinatın Güneşi

İşte Hz.Ömer ve Hz. Ali

Biri Hattaboğlu!

Biri Haydâr-ı Kerrar!

Ve kolkola

Ölümün ağzına giriyorlar!

Bedir’de baba oğul,

Bedir’de kardeş kardeşe...

Mekke müşrikleri Üç yiğit istiyorlar önce

Üç yiğit gösterin aranızdan bize.

Melekler Alemlerin sultanına bakıyor

Kimi işaret edecek Sultan-ı Rasul.

Çünkü o işaret edince ay ikiye bölünüyor.

Acaba mübarek elleri kime uzanacak;

“Kalk ya Ubeyde! Kalk ya Hamza! Kalk ya Ali!”

Gördünüz mü yiğitleri!

Hamza’yı gördünüz mü?

Nasıl da salına salına gidiyor.

Ya Ali?

Sanki gökten iniyor, velilerin babası!

Ubeyde ayağından yara alıyor

Efendisine gidiyor hemen

“Ya Rasulallah, ben şehit miyim?” diyor

“Evet sen şehitsin”

Ve dua ediyor efendiler efendisi;

Rabbi Rahimine uzatıyor ellerini

“Allah’ım bana yaptığın va’dini yerine getir.

Allahım bu bir avuç insanı helak edersen,

Artık sana yeryüzünde ibadet edecek kimse kalmaz.

Bir fırtına kopuyor Bedir’de...

Hz.Mikail’in komutasında bin melek Rasulullah’ın Sağında!

Bir fırtına kopuyor Bedir’de

Hz. İsrafil’in komutasında bin melek Rasulullah’ın solunda

Ve bir firtina daha!

Hz. Cebrail,

Bin melekle Rasulullah’ın önünde

Üç bin melek alaca atlarla.

Ey Ebu Cehil!

Ne oldu?

Düğüne gider gibi çıkmıştın Mekke’den

Bedir’e çalgılarla, güle oynaya gelmiştin.

Sen Allah’ın Rasulünü

Ve O’na sevda çekenleri

Sahipsiz mi sanmıştın?

Dönüyorlar Bedir’den.

Esirler arasında Peygamber amcası Hz.Abbas!

Vakit gece...

Esirlerin elleri bağlı

Abbasın elleri sıkıca bağlı

Bir inilti yayılıyor geceye.

Uyuyamıyor rahmet peygamberi...

Ya rasulallah niçin uyumuyorsunuz?” diyor sahabiler.

“Amcamın iniltisi uyutmuyor beni”

ve hemen Ashâb-ı Güzin

Çözüyor peygamber amcasının ellerini.

Rasulullah öğrenince durumu emir veriyor:

“Tüm esirlerin çözün ellerini!”

Dönüyorlar Bedir’den,

Esirler arasında Peygamber damadı var.

Fidye karşılığı serbest kalacak.

Allah rasulüne bir gerdenlık uzatılıyor

Kızınız Hz.Zeynep göndermiş,

Beyinin fidyesi olarak...

Şefkat peygamberinin gözleri doluyor.

Çünkü bu gerdanlık,

Kızının düğününde Hz.Hatice’nin taktığı kendi gerdanlığıdır.

Yaşlı gözlerle konuşuyor nebi;

“ O’nu salıverseniz, gerdanlığı da zeynep’e gönderseniz olur mu?

“Olur Ya rasulallah sen üzülme!

Sen bize canlarımızdan daha azizsin!

Buyur, canımız feda sana yeter ki sen üzülme!”

Dönüyorlar Bedir’den

Sevgilileri dua ediyor

Peygamber duasıyla dönüyorlar;

“Kuluna yardım eden, dinini üstün tutan Allah’a hamdolsun.”

Hamdolsun Âlemlerin Rabbi’ne

Hamdolsun Âlemlerin Sahibi’ne...

Dursun Ali Erzincanlı

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş