Mona Roza Şiiri - Sezai Karakoç

47.738 Görüntüleme Sezai Karakoç 10 Yorum

Monna Rosa, siyah güller, ak güller;

Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.

Kanadı kırık kuş merhamet ister;

Ah, senin yüzünden kana batacak,

Monna Rosa, siyah güller ak güller!

Ulur aya karşı kirli çakallar,

Bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa.

Monna Rosa bugün bende bir hal var,

Yağmur iğri iğri düşer toprağa,

Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni, perdeleri çek;

Monna Rosa, seni görmemeliyim.

Bir bakışın ölmeme için yetecek;

Anla Monna Rosa ben öteliyim...

Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağacının karanlığıdır

Elindeki elma ile başlayan...

Bir yakut yüzükte aydınlanan sır,

Sıcak ve minnacık yüzündeki kan,

Zeytin ağacının karanlığıdır.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar,

Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.

Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,

Işıksız ruhumu sallarda durur,

Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların

Bir nar çiçeğini eziyor gibi...

Ellerinden belli olur bir kadın.

Denizin dibinde geziyor gibi

Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman çok çabuk geçiyor Monna;

Saat on ikidir, söndü lambalar.

Uyu da turnalar gelsin rüyana,

Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar;

Zaman çok çabuk geçiyor Monn

Akşamları gelir incir kuşları,

Konarlar bahçemin incirlerine;

Kiminin rengi ak kiminin rengi sarı.

Ah, beni vursunlar bir kuş yerine!

Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben, Monna Rosa, bulurum seni

İncir kuşlarının bakışlarında.

Hayatla doldurur bu boş yelkeni

O masum bakışlar... su kenarında

Ki ben, Monna Rosa, bulurum seni

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa;

Henüz dinlemedin benden türküler.

Benim aşkım uymaz öyle her saza,

En güzel şarkıyı bir kurşun söyler...

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,

Dinle ve kabul et itirafımı.

Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı

Alev alev sardı her tarafımı,

Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,

Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.

Bir gün gözlerimin ta içine bak;

Anlarsın ölüler niçin yaşarmış,

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler, o korkulu ten,

Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne;

Bir tüy ki, can verir bir gülümsemen,

Bir tüy ki, kapalı geceye güne;

Altın bilezikler, o korkulu ten.

Monna Rosa, siyah güller, ak güller;

Gülcenin gülleri ve beyaz yatak.

Kanadı kırık kuş merhamet ister;

Ah, senin yüzünden kana batacak,

Monna Rosa, siyah güller ak güller!

Mona Rosa'nın Hikayesi

Sezai KARAKOÇ

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'ta Paylaş