21.497 Görüntüleme Yakın Tarih 13 Yorum

Menderes'i Yassıada'daki davada savunan avukatı yıllar sonra o günleri anlattı... Menderes'in nasıl bir işkence taktiği ile bezdirildiğini aktardı.

Başbakan Adnan Menderes'in avukatı Talat Asal, 17 Eylül 1961'de idam edilen Menderes'i ve ona son anlarında yapılan psikolojik işkenceleri anlattı. Menderes'in avukatından son isteği de önemli...

Bugün gazetesinden Seda Şimşek'in röportajından satırbaşları şöyle;

UYUTMAMAK İÇİN İŞ MAKİNASI

Başbakan Menderes'in avukatı Talat Asal, o günleri anlatırken “Yassıada’daki 12 metrekarelik odasının üstünde sürekli çalıştırılan bir makine vardı. Uyuması, dinlenmesi imkansız hale getirilmişti. Bu bir işkenceydi” dedi...

MENDERES'İN KALDIĞI ODA

Küçücük bir oda. Odada bir siyah karyola, iki tane tahta iskemle, bir tahta masa... İkinci iskemle kendisini 24 saat bekleyen subaylara aitti. Bu şartlar altında, hiçbir şey konuşmadan bir insanın dünyadan habersiz yaşadığı takdirde ne hale gelebileceğini tahmin ederseniz o haldeydi. Bir manevi işkencenin tesirleri ayan beyan görünüyordu. Kaldı ki, bu işkencenin daha şiddetli tarafları da vardı.

SON GÖRÜŞMEDE SÖYLEDİĞİ SÖZ

Son görüşmemizi ağustos ayında yaptık. Son görüşmemizde birbirimizden ayrılırken, bir elimi eliyle tuttu ve sağ kolunu yukarı kaldırarak, "Milletime ve Allah'a hesap veriyorum" dedi.

SON İSTEĞİ

"Benim diktatör olmadığımı, dikta rejimine gitmek istemediğimi savunun" demişti. Bu suretle savunmamın esaslarını tespit etmiş oluyordu. Ben de onu yaptım. Gerek iddia makamı gerekse mahkeme dedikleri heyet, o kadar teferruat ve komik hadiselerle meşgul olmuştur ki, şaşırmamak elde değildir. Bunların üç örneği.

Bebek Davası, Örtülü Ödenek Davası, Köpek Davası'dır. Bu davaların komik tarafları da dahil olmak üzere özelliklerini "Don Davası, Cımbız Davası, Köpek Davası" adlı kitabımda yayınladım. Orada adaletin ne hale getirildiği ortadadır.

ADALET KULÜPTE DANS EDİYORDU

O mahkemede adalet yoktur. Adalet gece kulübünde dans eden oryantalistin ta kendisidir.

CENAZESİ NASIL TESLİM EDİLDİ

Güneşli bir sonbahar günü, 17 Eylül 1961'de 13.05'de kendi devletinin darağacına çıkıp, kendi devletinin cellâdı tarafından asılarak öldürüldü. Naaşı alınmadı. İmralı'da gömüldü. Avukat olarak benim infazda bulunmam gerekiyordu, ama bulundurmadılar.

AİLEDEN İDAM PARASI İSTENDİ

İdamın ertesi günü, neden idam edildiğine dair belge, Aydın Beyefendi'nin ifade ettiği darağacının ve celladın parasını talep eden belge ile birlikte Tahran Caddesi Arman Apartmanı'nda oturdukları dairenin kapısına asılmıştır.

Örtülü Ödenek Davası'ndan 4 milyon 877 bin 719 lira civarı bir meblağ, cellada verilen para da 150 liradır.

AİLESİNİ GÖREMEDEN ÖLDÜ

Beyefendi, her görüşmemizde ailesini görmek için gayret sarf etmemiz direktifinde bulunuyordu. Ama, çabalarımız sonuç vermedi. 10 Ağustos 1961 tarihli mektuplarının sonunda da aynı isteği tekrarlamıştı, ama görüşemedi. Bunun hiçbir kanuni ve insani dayanağı yoktur. Beyefendi'ye bu dünyaya, sevgili eşinin ve sevgili evlatlarının özlemi içinde terk ettirilmiştir.

AVUKATI DİYE İŞKENCE GÖRDÜM

İstanbul'da ilk baskı otel meselesinde çıktı. Çünkü, oteller beni ve Cindoruk'u kabul etmiyorlardı. Ondan sonra hep baskı altında bulunduk. "Mezar" denilen hücreye konuldum. Balmumcu Hapishanesi'ne tıkıldım, dövüldüm, sövüldüm, baskıların içerisinde görev yapmaya çalıştım.

TALAT ASAL KİMDİR?

1922 yılında Çankırı'da doğdu. Ankara Hukuk Fakültesi'nden 1945 yılında mezun oldu. Adnan Menderes'in savunma avukatlığını yaptı. Dava nedeniyle bir süre Harbiye'de hücrede, bir süre de Balmumcu Hapishanesi'nde yattı.

Menderes hakkında verilen karardan sonra bir daha avukatlık yapmadı.

Adnan Menderes

İnternet Haber

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'ta Paylaş