10.249 Görüntüleme Dini arşiv 0 Yorum

AZÎZ: Üstün, kuvvetli, güçlü, şerefli, mağlup edilmesi mümkün olmayan, galip olan.

MÜHEYMİN: Gözetici ve koruyucu olan, doğrulayıcı ve güvenilir.

MÜ'MİN: İnanan ve koruyan.

SELÂM: Bütün ayıplardan arınmış. Herçeşit ayıptan selâmette‚ her türlü âfetten berî demektir.

KUDDÛS: Her türlü kötülük ve eksiklikten uzak, temiz, kutsal, yüce ve saygın olan.

MELİK: Herşeyin hakimi, bütün kâinatın hükümdarı.

RAHÎM: Rahmeti bol, Acıyıcı.

RAHMÂN: Yarattığı bütün canlılara nimet veren. Engin rahmet sahibi.

ALLAH: O'nun zat ve özel ismidir. Diğer isimler fiilleri, sıfatları ve tecellileri ile ilgilidir.

REZZÂK: Rızık ihsan edici, tekrar tekrar, bol bol rızık veren.

VEHHÂB: Karşılıksız veren, sonu gelmeyen bağışların sahibi.

KAHHÂR: İsyankarları kahreden, hiç bir şekilde mağlub edilemeyen, üstün gelinemeyen.

GAFFÂR: Günahları tekrar tekrar, çokça bağışlayan.

MUSAVVİR: Tasvir eden, herşeye şekil ve suret veren.

BÂRİ: Yaratan, kusursuzca var eden.

HÂLIK: Her şeyi temelden yaratan.

MÜTEKEBBİR: Büyüklük ve ululukta tek olan, her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren.

CEBBÂR: Dilediğini zorla yaptıran, azametli, ihtiyaçları gideren, işleri düzelten.

SEMÎ': Her şeyi işiten.

MÜZİLL: Alçaltan, zillet veren, hor ve hâkir eden.

MUİZZ: İzzet veren, yükselten, aziz kılan.

RÂFİ: Dereceleri yükseltici, rızkı yükseltici.

HÂFİD: Aşağıya indiren, alçaltan, değerini azaltan.

BÂSİT: Ruhları bedenlere yerleştiren, genişleten, açan ve bolluk veren.

KÂBİD: Ruhları kabzeden, sıkan, daraltan, rızkı belli ölçülerde veren.

ALÎM: Her şeyi çok iyi bilen, hakkıyla bilen.

FETTÂH: Hayır kapılarını açan, hüküm veren.

ŞEKÛR: Kullukları kabul edici, az amele çok sevap veren, şükrü kabul edip çok ihsan eden.

GAFÛR: Kullarının günahlarını çok örten, onları cezalandırmayan ve bağışı bol olandır.

AZÎM: Çok ulu, sonsuz büyük.

HALÎM: Yumuşak davranan. Hilm ile muamele eden.

HABÎR: Herşeyin iç yüzünden, gizli taraflarından haberdar.

LATÎF: En ince noktalara kadar ihtiyaçları gören gözeten.

ADL: Çok adaletli, mutlak adil.

HAKEM: Hükmedici, bilgisi ve adaletiyle nihai hükmü veren.

BASÎR: Her şeyi gören, çok iyi gören.

MÜCÎB: Dualara icabet eden.

RAKÎB: Bakıp gözeten ve kendisinden hiçbir şey gizlenemeyen.

KERÎM: Çok cömert, istemeden veren, vesilesiz ihsan eden.

CELÎL: Ululuk, azamet ve büyüklük sahibi, emir ve yasak koyma hakkına sahip.

HASÎB: Hesap Görücü, her şeyi saymışcasına bilen, hesaba çeken.

MUKÎT: Gıda veren, bakıp koruyan.

HAFÎZ: Gözetici, koruyucu.

KEBÎR: Mutlak büyük. Ululardan ulu olan.

KAVÎ: Her şeye gücü yeten, kudretli olan.

VEKÎL: Güvenilip dayanılan.

HAKK: Hak ve hakikatın kendisi, gerçeklerin gerçeği.

ŞEHÎD: Her şeye şahit olan,O'ndan saklı olmayan.

BÂ'İS: Öldükten sonra dirilten.

MECÎD: Şanı büyük ve yüksek, ikramı çok, yüce.

ALİYY: Çok yüce, yüceltici.

VEDÛD: Seven, bütün mahlukatın hayrını isteyen, onlara ihsan eden.

HAKÎM: Hikmet ve hüküm sahibi, yerli yerine koyan.

VÂSİ': İlmi ve rahmeti geniş ve sınırsız, geniş olan.

HAYY: Ebedî hayat sahibi olan.

MÜMÎT: Öldüren, ölümü yaratan.

MUHYÎ: Hayat veren, dirilten.

MUÎD: Öldükten sonra tekrar dirilten.

MÜBDİ': Maddesiz ve örneksiz yaratıcı, yoktan yaratıp var eden.

MUHSÎ: Her şeyin sayısını bilen.

HAMÎD: Hamd edilen, övülen, övgüye layık bulunan, öven.

VELÎ: Mü'minlere dost, yardım eden, destek veren.

METÎN: Çok sağlam, kuvvetli.

MUAHHİR: İstediğini sona erteleyici, yüksek mertebelerden indirilen.

MUKADDİM: İstediğini öne alıcı, dilediğinin mertebesin yükselten.

MUKTEDİR: Kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden, mutlak güç sahibi.

KÂDİR: İstediğini istediği gibi yapamaya gücü yeten.

SAMED: Hiçbir şeye muhtaç olmayan, herşey kendisine muhtaç olan.

VÂHİD: Her şeyiyle bölünmez bir tek.

MÂCİD: Şanı yüce, ulu ve cömert.

VÂCİD: İstediğini istediği an bulan, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan.

KAYYÛM: Kendi kendine kaim olan.

MÜMTAKİM: Suçluları tecziye eden. İntikam alan.

TEVVÂB: Tövbeleri kabul eden.

MÜTEÂLÎ: Pek yüce, yüceler yücesi, aklın alabileceği herşeyden pek yüce.

BERR: Kullarına şefkatli olan, iyilik yapan.

VÂLÎ: Yardım eden, destek veren, veli, dost, işleri düzenleyen, yöneten ve idare eden.

BÂTIN: Gizli, her şeyde gizli, O'ndan gizli bir şey olmayan.

ZÂHİR: Görünen, varlığı aşikar olan.

ÂHİR: Varlığının sonu olmayan.

EVVEL: Varlığının başı olmayan.

MÂNİ': Dilediğini engelleyen.

MUĞNÎ: Dilediğini zengin eden.

GANÎ: Çok zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayan.

CÂMİ': İstediğini istediği zaman istediği yerde toplayan.

MUKSİT: Adalet gösterici, adaletin gerçek sahibi, hükmünde adil.

ZÜ’L-CELÂLİ VE’L-İKRÂM: Ululuk ve ikram sahibi.

MÂLİKÜ’L MÜLK: Mülkün ebedi sahibi.

RAUF: Çok şefkat ve merhamet gösteren, çok esirgeyen, kolaylık sağlayan.

AFÜVV: Affeden, bağışlayan.

SABÛR: Çok sabırlı, sabreden, cezayı erteleyen.

REŞÎD: Doğru yolu gösteren.

VÂRİS: Bütün servetlerin gerçek sahibi.

BÂKÎ: Varlığının sonu olmayan.

BEDÎ': Eşi, benzeri olmayan şeyler yaratan.

HÂDÎ: İstediğini hidayete erdiren.

NUR: Alemleri nurlandıran, aydınlatan.

NÂFİ': İstediğine fayda sağlayan, O'nun takdiri olmadan kimseye yarar verilemeyen.

DÂRR: Dilediğine bela verici, zarar verici, O'nun takdiri olmadan kimseye zarar verilemeyen.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'ta Paylaş